Sosyal Sorumluluk

Toplumsal farkındalığı olan her birey, toplumu oluşturan tüm paydaşların ihtiyaçlarını gözeterek bu ihtiyaçların karşılanması adına harekete geçer ve kapsayıcılığı mümkün kılarak insanları birleştirip bireyselliği kucaklayan bir anlayışla çeşitlilikten yararlanır. Bu doğrultuda sosyal sorumluluk projeleri geliştiren ya da varolan projelere dahil olan Hisarlı her bir öğrenci, toplumsal sorunlara çözüm bularak toplumu ileriye götürür.

Hisar Okulları’nda Sosyal Sorumluluk

Sosyal sorumluluk bilinci olan öğrenci, parçası olduğu toplumların ihtiyaçlarının ve sorunlarının farkındadır ve toplumu iyileştirmeye yönelik bireysel ve kolektif eylemlerde bulunur. Hisar Okulları’nda toplumsal öğrenme (service learning) eğitim felsefesini benimseyerek, akademik programlarımızı sosyal sorumluluk çalışmaları ve toplum hizmetleri projeleri ile zenginleştirmekteyiz. Hisar Lisesi’nde öğrencilerin her akademik yılda en az 50 saat sosyal sorumluluk amacıyla topluma hizmet çalışmalarında yer alması beklenir ve teşvik edilir. Bu uygulama ile öğrencilerimizin sosyal sorumluluk, aktif yurttaşlık ve kolektif değişim değerlerini mezuniyet sonrası yıllarına da taşımalarını hedefliyoruz.

 

Gönüllülük Nedir?

Gönüllülük, herhangi bir maddi karşılık ve çıkar beklemeksizin topluma fayda sağlamak amacıyla, kendi isteği ile veya bir ihtiyaç doğrultusunda, bir sivil toplum kurumunda ya da başka bir kurumda sürdürülen faaliyetlerdir. Birleşmiş Milletler, gönüllüğü “bireyin topluma dâhil olmasının bir ifadesi” olarak tanımlıyor ve özgür irade ile yapılması, maddi bir karşılığın olmaması ve başkalarına fayda sağlaması olmak üzere üç kriterle tarif ediyor.

 

Sosyal Sorumluluk Projelerinde Odak Noktalarımız Nelerdir?

Sosyal sorumluluk projelerinde yer alan her bireyin odak noktası; hak temelli, kapsayıcılık, onarıcılık ve sürdürülebilirliğin dahil olduğu bütünsel bir yaklaşım olmalıdır. Her bir proje doğa ile uyum, çevresel sürdürülebilirlik ve ekosistemlerin bütünlüğüne odaklanarak, canlı ve cansız tüm çeşitliliği destekleme ve insanlığın çevresel, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını adil bir şekilde sağlama çevresinde şekillenmelidir.

 

Sosyal Sorumluluk Projelerinde Hangi Becerileri Kullanırız?

Toplumsal öğrenme (service learning) felsefesi, en güçlü öğrenme deneyimlerinin toplum için anlamlı bir katkıda bulunduğumuzda gerçekleştiğini savunur. Sosyal sorumluluk projelerinde yeralan öğrencilerimiz, bireysel ve takım olarak, öğretmenlerinin de desteğiyle, var olan çeşitli becerilerini geliştirir ve yeni beceriler kazanır. Toplumsal öğrenme ile geliştirilen beceriler, lise akademik ve sosyal gelişimin yanı sıra, mezuniyet sonrası öğrenim hayatında ve kariyerimizde sürekli olarak kullanacağımız yetkinlik ve becerilerdir.

 

Toplumsal Öğrenme ile Geliştirilen Beceriler

Empati: Sosyal sorumluluk projelerinde çalıştığınız süre boyunca toplumu ve çevreyi etkileyen birçok sorun hakkında farkındalığınız artacak ve bu problemleri saygı ve anlayış temelli yollarla ele alacaksınız.

İletişim: Farklı ortamlarda, farklı bireylerle çalışmak, iletişim becerilerinizi geliştirecek ve sağlıklı iletişim kurma yeteneğinizi güçlendirecek.

İşbirliği: Farklı projeler üzerinde bir takım halinde çalışarak, kolektif halde fikir üretme, organize olma ve problem çözebilme yönlerinizi geliştireceksiniz.

Dayanıklılık: Okul içinde ve dışında, dünyamızı etkileyen gerçek sorunlarla yüzleşirken, hedef belirleme, öz motivasyon ve dayanıklılık yönlerinizi geliştireceksiniz.

Problem Çözme: Uygulayarak ve deneyimleyerek, sorun belirleme ve belirlediğiniz sorunlara yaratıcı çözümler üretebilme konusunda pratik kazanacaksınız.

Sorumluluk Alma: Bir sorunu onarma amacıyla, yerine getirilmesi gereken görevleri zamanında ve eksiksiz olarak tamamlayarak, sorumlulukları takip etme ve yerine getirme yetkinliklerini geliştireceksiniz.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları; çevrenin korunması, yoksulluğun sonlandırılması, iklim krizine karşı önlem alınması, refahın adil paylaşımı ve barışı hedefliyor. Birbiri ile bağlantılı 17 amaç doğrultusunda, insanların karşı karşıya kaldığı sorunlara çözümler bulmak için adımlar atılıyor. Tüm dünya ve Türkiye’de, bu amaçlara 2030 yılına kadar ulaşabilmek adına çalışmalar sürdürülüyor.